Sevgili, bir başka güzelsin bugün...

Sevgili, bir başka güzelsin bugün;  
Ay gibisin, pırıl pırıl gülüşün.  
Güzeller bayram günleri süslenir:  
Seninse bayramları süsler yüzün. 

(Ömer Hayyam / Rubailer / #154)

Yok olmamış varlık var mı...

Yok olmamış varlık var mı bir tek?  
Herşey bir gün, dağılıp gidecek.  
Öyleyse vara yoğa ne bakarsın?  
En iyisi yoku var, varı yok bilmek. 

(Ömer Hayyam / Rubailer / #153)

Kim görmüş o cenneti, cehennemi...

Kim görmüş o cenneti, cehennemi? 
Kim gitmiş de getirmiş haberini? 
Kimselerin bilmediği bir dünya 
Özlenmeye, korkulmaya değer mi?

(Ömer Hayyam / Rubailer / #151)

Yaşamana bak...

Dostum, olan olmuş, vahlanma boşuna;  
Dünyayı kara zindan etme başına.  
Yaşamana bak, elinden tek gelen bu:  
Olacakları danışan var mı sana? 

(Ömer Hayyam / Rubailer / #146)

Yaşamak elindeyken bugüne bugün...

Yaşamak elindeyken bugüne bugün,  
Ne diye bırakır, yarını düşünürsün?  
Geçmiş, gelecek, kuru sevda bütün bunlar;  
Kadrini bilmeğe bak avucundaki ömrün.

(Ömer Hayyam / Rubailer / #135)

Dün özledim de seni coştum birden bire...

Dün özledim de seni coştum birden bire;  
Çıktım senin yerin dedikleri göklere.  
Bir ses yükseldi ta yukarıda, yıldızlardan:  
Gafil, dedi; bizde sandığın Tanrı sende!  

(Ömer Hayyam / Rubailer / #120)

Gönül, her an sevdiğinin kapısında ol...

Gönül, her an sevdiğinin kapısında ol;  
Her istediğini onda ara, onda bul.  
Aşk tavlasında hileye kaçma kalleşçe:  
Koy canını ortaya, soyulursan soyul. 

(Ömer Hayyam / Rubailer / #115)

Hiç gitmeyecek gibi...

Niceleri geldi, neler istediler;  
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler;  
Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?  
O gidenler de hep senin gibiydiler. 

(Ömer Hayyam / Rubailer / #74)

Keyfine bak...

Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin? 
Kimselerin kulu kölesi değil misin? 
Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya? 
Keyfine bak: en hoş dünyası olan sensin.

(Ömer Hayyam / Rubailer / #68)